Ekleyen : TURKIYE.DK

Eklenme Tarihi : Salı, 26. Nisan 2011 18:33

1632 kez okundu

Akıl İle Gönül Bir şeydir gül. Gönül adamı da bakar ona, botanik bilgini de. Gördükleri büsbütün farklıdır birbirinden. Gittikleri yol da fakat vardıkları nokta hep eşdeğer olacaktır.

Gönül adamı kemal gözüyle bakar güle ve onda ekmeli mahlukâtı görmek isterse görür. Botanik bilgini kuşku gözüyle bakar güle ve hakikatini; renginin, kokusunun kaynağını arar durmadan ve 1 gün bulur da. Şüphesinin bittiği mekan, onun da ekmel-i mahlukâtı gördüğü mekan olur çoğunlukla.

Burada daha kazançlı olan botanik bilgini midir, yoksa gönül adamı mı?

Gönül adamı bulunduğu noktada statiktir, durağandır. Fakat botanik bilgini gayret içindedir, güç üretir.
Elbette gayret ve üretim miskinlikten epey ötede 1 kazançtır.

Tersinden okuyalım:
Gönül adamı bulmuştur. Bulmuşluğun bilgisiyle bilgelik kazanmıştır; fakat bulduğuyla yetinmektedir. Botanik bilgini asla durmadan sorar ve arar.
Onun niçin? Nasıl? nedenleri karşısında gönül adamının Daha! Dahası! Ötesi! Mâverası! gibi arzuları yoktur nedense. O büyük 1 teslimiyet ve tevekkül birlikte kendini yinelemekte; fakat yenilememektedir. Gönül adamı 1 sistemin muhafızıdır.

Gönül adamı birlikte botanik bilgininin çatışmasından her bilim ve felsefe teorileri nasibini almış, tartışmalar, hakaretler ve sövgüler medreseleri ve tekkeleri, akademileri ve kiliseleri doldurmuş, zahid birlikte rind; şarap birlikte riyazet, veri birlikte sezgi, nesne birlikte manâ, makale birlikte söz, kitap birlikte sevi birbirlerine gülümseyerek bakmamış yüzyıllarca.

Oysa ne kadar da ihtiyaçları vardı birbirlerini anlamalarına ve ne kadar da muhtacız şu an zıtları birleştirmeye. Laboratuvarlarda gül damıtmak, gönül potalarında kor çelikler dökmek gerekiyor bundan sonra. Dünyanın döndüğünü Konyada Yunuslar, suyun kaldırma gücünü Kırşehirde Bektaşlar, yerçekimi kanununu Simavnada Bedreddinler haykırmalı bundan sonra. Biz Gazzalîlere, İbn Arabîlere, İbn Haldunlara muhtacız tekrardan. us birlikte gönlü buluşturmaya muhtacız.

Newton yahut Keppler; Hallac yahut Mevlana tamamı de geldikleri son noktada eşdeğer hakikati buldular: Yaratıcıyı her botanik bilginlerinin, her gül araştırmalarının sonunda gelecekleri mekan, gülün hakikat-i Muhammedî olduğunun idraki noktası, yani gönül adamının bulunduğu yerdir. 1 botanik bilgini aklıyla yaptığı her araştırmaların ve her yolculukların sonunda, başarısıyla bahtiyar olacağı nihai noktada önce gönlü, sonraları da gönül adamlığını bulur. her mutlulukların idrak edildiği mekan gönüldür çünki. farklı türlü ifadesiyle, aklın ulaştığı nihai noktada, kendi mutluluğu için gönüle ihtiyacı bulunur. Bu durumda gönül birlikte aklın kendilerini yalanladıkları, büyük 1 yalan; yekdiğerini tamamladıkları ise en büyük gerçektir. O hâlde us 1 şey başarınca bunu gönülde hissedebilirken; gönül duyacağı mutlulukları niçin aklıyla ölçemesin?! us adamı olmak gönül adamına yasak mıdır? Akılla koşmak gerektiğini gönül adamı yadsıma mı eder?! Botanikçi, gönül adamı misali teenni gösterse bilgin mümkün mi sizce?

Bir gönül adamı olmak, elbette us birlikte gelinebilecek ilerlemelerin ötesindedir. Gönül adamı, gönül adamlığı iddiasında değildir. Gönül adamlığı ne sadece hırkada, ne sadece posttadır. O 1 duyuş, o 1 hissediştir ki değme kula nasip olmaz. Buna rağmen sadece gönül adamı olma iddiası kuru 1 efsaneden ibarettir. niçin mi böyle söylüyoruz? veri birlikte donatılmamış 1 gönlün idrak ve irfanı, 1 fikr-i statik gibi, belki 1 kısırdöngü gibi eşdeğer çember içinde devinmeye, kendini tekrara mahkumdur da ondan. 1 gönül adamı botanik bilgini olamıyorsa kapatsın gönlünün kapılarını gitsin. Ve botanik bilgini gönül adamı olamıyor diye ne kimse kötülesin onu, ne de ufak görsün.

Gül 1 şeydir. Botanik bilgini ona renk ve kokunun nasıl geldiğinin peşinde koşarken, gönül adamı o rengi görüp kokuyu hisseder. Botanik bilgini güle renk ve kokuyu veren gücü bulduğu an gönül adamının bulunduğu yere ulaşır. Gönül adamı ise, renk ve kokunun nasılını düşünmedikçe botanik bilginine hiç yetişemez!?

Gönüllerimiz birer Yusuf, akıllarımız Kenan diyarı. Yusufu bulanlar Kenandan ırak, Kenandakiler Yusufu aramıyorlar ve belki Kenana 1 Yusuf gerektiğini de unutmuşlar.

Sonuç: Gönül, us birlikte ulaşabildiğimiz her zirvelerdeki mutluluğun adıdır ve galiba bizim, botanik bahçelerinde sadece bilginlere değil, gönül adamlarına da ihtiyacımız var. Gönül Kâbeleri bilim adamlarını özledi.


Toplam Kullanılan Oy : 583