Ekleyen : TURKIYE.DK

Eklenme Tarihi : Salı, 26. Nisan 2011 17:49

2128 kez okundu

Okul Korkusu Okul fobisi, çocukların okuldan korktuğu 1 çeşit ayrılma anksiyetesidir. Okula gitmeyi reddedebilir veya ana-baba figürlerinden ayrılınca ortaya çıkan boğucu anksiyete nedeniyle büyük güçlükler çekerek okula katlanabilirler.

Çocuk birdenbire, birgün okula gitmek istemez; zorlamalar karşısında anksiyete duyar; panik içine girer, midesi bulanır, kusar, ağlar, gitmemekte direnir. çoğu zorlamalara dayanamayıp yola çıkar, yarı yoldan döner, ya sınıftan çıkar eve gelir. Başlangıç arasıra sinsidir. Ön belirtiler günlerce sürebilir. Çocuk neşesizdir, uykuya dalmakta güçlük çeker. İştahı kesilir, ödevlere karşı ilgisi azalır. bütün sabah somatik 1 belirti birlikte uyanır. Başı, karnı ağrır, midesi bulanır. 1 gün okula gitmeyeceğini bildirir. niçin bi şekilde, öğretmenden korktuğunu veya arkadaşının kendisini rahatsız ettiğini söyleyebilir. çoğu da tanımlayamadıkları 1 korkudan söz ederler. Çoğu vakit evde rahattırlar. Şiddetli vakalarda evde de huzursuz mümkünler. Aile bireyini (genellikle anne) 1 yere bırakmaz, peşinden dolaşırlar.

Her yepyeni durumun ahenk sorunu yaşatıyor olması normaldir. Anneden ayrılık deneyimini ilk kez anaokulu döneminde yaşayan çocuklar, bu dönemde okulun içine girmeye ikna olmakta zorlanırlar ve tedirgin olurlar. Normal gelişim gösteren 1 çocukta bu durum kabul edilebilir yalnız mesele okula başlamakla alakadar değildir. Anne ve çocuk arasındaki bağımlı ilişkide; annenin çocuğun bireyselleşmesine müsade vermemesi, 1 bakıma annenin de çocuğa bağımlı olması, konut içinde baskılı-kaygılı ortamların olması, yepyeni 1 kardeşin gelmesi, çocuğun bu süreci henüz anlayamamış olması, anne ve babanın epey kaygılı şahıslar olmaları, aile içinde 1 yakının kaybı ve hastalıklar gibi birçok etmen de etken olabilmektedir. Çocuğun okula başlamadan önceki dönemde arkadaş deneyimlerinin niteliği, duygularını ve düşüncelerini anlatmada desteklenmiş olması bu dönemdeki zorlukları atlatmada kritik deneyimler oluşturmaktadır.

Bağımlı, ilişki kuramayan, arkadaşları birlikte oyunu reddeden, anne birlikte ilişkisi sağlıklı organize edilememiş 1 çocuğun okula başlarken mesele yaşaması beklenilebilmektedir. Bu çocuklarda alaka ve güç kaybı, sinirlilik, içe kapanık olma durumu, nedensiz ağlama, baş ve karın ağrılarından yakınma gözlemlenebilmektedir.

Okula karşı negatif hisler beslememeleri sebebiyle çocuklara, mektep birlikte alakadar gerçekçi bilgiler verilmelidir. Okula başlama dönemi öncesinde anne çocuğu değişik arkadaşlıklar kurması sebebiyle cesaretlendirebilir buna ilave olarak çocuğun emniyet duyabileceği farklı aile bireyleri kendi mektep deneyimlerini çocuğa aktarabilirler. Okulun öğrenme eyleminin dışında çocuğa keyifli gelebilecek yönlerinin de anlatılması faydalı mümkün. Çocuk psikolojisiyle ilgilenen uzmanlar bi şekilde, anne-babalara kapsamlı bi şekilde, çocuğun bireysel becerilerini geliştirmesini, kendi başına giyinip soyunabilmesini, yardımsız yemek yeme gibi becerileri kazanmış olmasını öneriyoruz. buna ilave olarak bütün anne baba, çocuğunu bütün dönemde faal 1 biçimde dinlemeli ve kaygılarının olabileceğini kabul etmelidir.

Okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamaktan kaçınılmalıdır. Ona bu durumun 1 epey çocukta görüldüğü, tedavi edilebileceği anlatılır. Onun güvenini kazandıktan sonraları bütün ne biçimde olursa olsun okula gitmesi gerektiği, vakit geçerse bu korkuya, derslerden geri kalma korkusunun ekleneceği söylenir. Okula ailesinden birisi birlikte gitmesi, çıkışa kadar onunla beraber okulda kalması istenir (Bu şahıs daha az bağımlı olduğu 1 aile bireyi olabilir). Bunun sebebiyle okulda işbirliği sağlanmalıdır. 1 yandan da çocuğun bireysel tedavisi, davranış ve oyun tedavisi birlikte sürdürülür.

Aile tedavisi ailede kronik anksiyete, bağlılık, bağımlılık konuları ele alınır. Yaş ne kadar küçükse tedaviye cevap o kadar iyidir ve dar sürede çocuk okula döner. Stresle alakadar yinelemeler mümkün.


Toplam Kullanılan Oy : 597